
Obamanın Kahire Üniversitesinde yaptığı konuşma üzerine
İSLAM ALEMİ BÜYÜK TEHLİKE ALTINDADIR !
Ve bu tehlike iki yönlüdür: Birincisi, içeride büyük bir gaflet vardır. Diğeri, İslam düşmanları çok büyük bir hazırlık içindedir. Bunu dünyanın lideri konumundaki ABD'nin yeni başkanı Obama'nın, seçildiği ilk günden bu yana yaptığı konuşmaları dikkatli bir gözle değerlendirdiğimizde rahatça anlayabiliyoruz. Aslında ABD'nin emperyalizmini sürdürebilmesi açısından Obama çok iyi seçilmiş birisi. Hem siyahî hem babası müslüman. İslam âlemine de hoş görünebilecek iyi bir aday. Seçimleri takip eden uyanık insanlar, ABD sisteminin bir zamandan sonra nasıl Obama'ya doğru çark ettiğini fark etmişlerdir; itaat sözü verilmiş ki bu çark dönmüş ve seçim gerçekleşmiştir. Burası konumuz değil; Obama'nın Kahire Üniversitesi'nde yaptığı konuşmayı ele almak ve sarf ettiği bazı cümleleri deşifre etmek istiyoruz.
"Çocukken Endonezya'da sabahları ezan sesiyle uyandığını anlatan Obama, bir tarih öğrencisi olarak, uygarlığın İslamiyet'e büyük borcu olduğunu biliyorum. Ankara'da da dediğim gibi ABD, İslam'la asla savaşta olmaz, dedi." Ezan, bir müzik değil bir davettir; onun ezanı dinlemekle kalmış olması neyi ifade eder; geyik muhabbetini mi? Evet, uygarlığın İslamiyet'e büyük borcu vardır, ama bunu gözü olmayanlar bile görmektedir. Lakin Obama'nın söylediği bu cümle, hakkı teslimden çok müslümanları aldatmaya yöneliktir. Çünkü hemen ardından söylediği cümle tam bir yalandır. ABD, İslam'la savaş halindedir ve bunun lamı cimi yoktur, ta en başından beri bu böyledir. Bunun aksini kim iddia edebilir, yüzlerce hatta binlerce örneği varken... Hatta Obama döneminde Pakistan ve Afganistan'da müslümanlar katledilirken buna kim inanır? Şu söze de dikkat ediniz: "İslam, ABD'nin bir parçasıdır. ABD ile İslam dünyasının yarış içinde olmasına gerek yok." (Bu ifade, 20. yüzyılın başında İngiltere'nin "en büyük İslam devleti biziz, çünkü bizde Osmanlı'nın nüfusundan fazla müslüman vardır" diyerek müslümanları aldatması ve Osmanlı'ya karşı kışkırtmasının yeni sürümünden başka bir şey değildir.) İslam, nasıl oluyor da ABD'nin bir parçası oluyor, ABD'nin İslam âleminin fiziki kaynaklarını ele geçirerek sömürmediğini kim söyleyebilir; İslam dünyası nasıl yarışsın ABD ve Batı'yla, bunca güçsüzlüğüne rağmen? (Bırakınız yarışı, günü kurtarma endişesinden başka bir düşünce var mı?) Obama'nın sözleri haksız ve adaletsizdir. Mevcut durum ise müslümanlar açısından utanç vericidir, çünkü pasif ve aciz bir pozisyondadırlar. İslam’ın birliği yoktur, dolayısıyla gücü ve etkisi de... Keşke yarışabilsek...
"Irak'ın, egemenliği yine Irak'ındır. Bu yüzden muharip birliklerimizi Ağustos 2010'a kadar Irak'tan çekeceğiz. Irak ile himayemizde bir ülke olarak değil, ortak olarak çalışmayı düşünüyoruz, diyor Obama ve ekliyor "Amerikalılar, insanların daha iyi bir yaşama sahip olmaları için dünya genelinde İslam dünyasındaki kişilerle, hükümetlerle, organizasyonlarla, dinî liderlerle ve işadamlarıyla ortak çalışmaya hazırdır." Siz kiminle ortak olarak çalıştınız, Batılı kardeşlerinizden başka; onlara da patron oldunuz gerçi lakin İslam âlemiyle hiçbir zaman eşit ilişki kurmadınız. Çünkü siz güçlüsünüz. Şimdiyse bilgeliğe soyunuyorsunuz ama daha çok sömürmek için. Size bir şey demiyorum, kötü huyunuzun gereğini yapıyorsunuz. Fakat ey müslümanlar, bu sözleri doğru anlayınız. Yeniden okuyunuz, düşününüz ve gafletten uyanınız.
"Obama, İran konusunda, karşılıklı saygı çerçevesinde, ön şart olmaksızın ileri adım atmaya hazır olduklarını belirtti. Tahran'a, ABD ile işbirliği yapması çağrısında bulundu. Obama, İran dahil her ülkenin barışçıl amaçlarla kullanılacak nükleer güce sahip olma hakkı bulunduğunu da vurguladı. Ancak nükleer silah edinme konusunun müzakere dahi edilemeyeceğini ifade etti." Sizin nükleer silahınız yok mu ey hain ABD ve ey Batı! Atom bombalarını, Hiroşima ve Nagazaki'de barışçı amaçlarla mı attınız? İşte Batı ile İslam âlemi arasındaki eşitsizliğin ve yarış halinde olmayı bırakın zebunluğun en büyük göstergesi, nükleer silaha müslümanların sahip olmayışı değil mi? Uyanmak için daha neyi bekliyoruz, uyanmak ve çalışmak için...

"ABD Başkanı, Türkiye'nin Medeniyetler İttifakı çabalarını da övdü." Hiç kimse kusura bakmasın medeniyetler ittifakı olmaz. İrtibat halinde, etkileşim içinde olabilirler ama ittifakta olamazlar; bu, eşyanın tabiatına aykırıdır. Ölü doğmuştur ve boş bir çabadan, enerji kaybından ibarettir. Bu proje zaten ABD'nin projesidir (dolayısıyla kendini övmektedir), dünyayı daha doğrusu müslümanları aldatma ve uyutma çabasının bir süreğidir. Eşbaşkan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki konuşma ve çalışmalarını, acı bir tebessümle izliyorum. Mecbur bırakıyorlar belki ama bu kadar gayretkeş olmanın bir anlamı var mı?
"Barack Obama, aşırılıkların insanları tehdit etmediği, Amerikan askerlerinin eve döndüğü, İsrailli ve Filistinlilerin kendi devletlerinde güvende olduğu, nükleer enerjinin barış amaçlı kullanıldığı, hükümetlerin vatandaşlarına hizmet ettiği ve tüm haklara saygı gösterildiği bir dünya istenildiğini belirtti." Yalandan, hileden, tilki kurnazlığından ibaret bir cümle daha. Aşırı olan ve haddi aşan sizsiniz. İkinci Dünya Savaşı'ndan ve özellikle de soğuk savaşın sona ermesinden sonra, hırsınızın esiri olarak yaptığınız aşırılıklar, dünyayı sizin için bile yaşanmaz hale getirmedi mi? Lakin maalesef bunu yüzünüze çarpacak cesarette olan bir lider ya da ülke yok. Filistinlilerin ezilmesine sürekli seyirci kalıyorsunuz, İsrail'e ise tek kelime bile etmiyorsunuz. Evet, Yahudi sizin gerçek patronunuz, efendinize karşı gelmenizi bekleyemeyiz tabii ki. Ve ey ABD ve Batı, siz hangi "hakka" saygı gösteriyorsunuz, güçten başka...
Obama, "Haçlı seferi düzenlediğini" söyleyen eski başkan Bush'tan elbette çok farklıdır. Konuşmaları, kâfirin münafıklaşmasının en güzel örneğidir ve münafık kâfirden daha tehlikelidir, hele hem kâfir hem münafıksa o zaman iki kat daha zararlıdır. Büyük şairimiz Bâkî'nin bir beytini hatırlayalım, çünkü tam yeridir: bâtıl hemîşe bâtıl u bîhûdedir velî / müşkil budur ki sûret-i hakdan zuhûr ede (Bâtıl daima bâtıl ve faydasızdır, zor olan onun hak sûretinde görünmesidir. bâtıl: hak ve doğru olmayan, yalan; çürük; boş; asılsız; geçersiz.)
İşte bunun için İslam âlemi büyük tehlike altındadır. Büyük bir hazırlık vardır, bunun çok ince ve kapsamlı bir hazırlık olduğunu Obama’nın konuşmalarından anlıyoruz. Kardeşlerim! Kurt kuzu postuna bürünmüştür ve çoban uyumaktadır. Mesele çobanın uyanması ve davranmasıdır. Böyle yaptığında mesele kalmayacak, hem kendisi kurtulacak ve bütün mazlumları kurtarabilecektir.
* * *
Ve aleykesselam ey Batı koalisyonunun başkanı. Ey kurtlar sofrasının yeni lideri. Yüzüne taktığın sahte maskeyi biliyoruz. Biliyor ve düşürüyoruz. Ama sen ey müslüman, bu sözü duyacak mısın? Açıp Kitabına bakacak mısın? Yoksa selam veriyor, ayet okuyor diye dost mu olacaksın? Hayır, sen aldanmazsın, alır Kur'anını okur ve şu ayeti yeniden yeniden düşünür ve gereğini yaparsın:
"Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez. (Mâide Suresi, 51. âyet)
Haziran 2009
Haydar HEPSEV